Uluslararası İşlemler ve Uyuşmazlık Çözümü

Zafer İşeri Avukatlık Bürosu > Uzmanlık Alanlarımız > Uluslararası İşlemler ve Uyuşmazlık Çözümü

Zafer İşeri Avukatlık Bürosu, Uluslararası İşlemler ve Uyuşmazlık Çözümü alanında, hem yerli müvekkillere hem de yabancı müvekkillere yaptıkları ulusal ve uluslararası ticari işlem veya ticari anlaşmazlıklar konusunda temsili etmektedir.

Türk ve/veya kendi ülke mevzuatlarına uygunluğunu sağlama ile Türk ve/veya yabancı müvekkillerinin, uluslararası  ticari uyuşmazlıklarının çözümü konularında, uyuşmazlığın Türkiye veya yurtdışında yargı veya sulh yollarından hangisiyle çözüleceğine bakılmaksızın, müvekkilin lehinde olacak, çok yönlü ve özgün  bir hukuk danışmanlığı hizmeti sağlamaktadır.

  • Gümrük işlemlerinden kaynaklanan ihtilafların çözümü
  • İthal ya da ihraç edilen ürünlerin gümrüklenmesi, taşınması,

sigortalanması ve teslimi ile ilgili ihtilafların çözümü

  • Yargı kararlarının yabancı ülkelerde icra ve infazının gerçekleştirilmesi
  • İhracat ve ithalattan kaynaklı yurt dışı alacakların takibi
  • Şirketlere yatırım teşvikleri ile ilgili danışmanlık hizmeti verilmesi
  • Serbest bölgelerde karşılaşılan ihtilafların çözümü
  • İhracat vesaikinin hazırlanmasında danışmanlık hizmeti verilmesi
  • İthalatta haksız rekabetin önlenmesine ilişkin uygulamalara karşı

savunmaların hazırlanması

ANAYASA MAHKEMESİ VE AVRUPA İNSAN HAKLARI MAHKEMESİNE BİREYSEL BAŞVURU DAVALARI

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (AİHS) 4 Kasım 1950 tarihinde Avrupa Konseyi kapsamında kabul edilmiş ve 3 Eylül 1953 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Üye devletlerin AİHS’ne uymalarını güvence altına almak amacıyla bir denetim mekanizması oluşturulmuş ve bu bağlamda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi 1959 yılında kurulmuştur. 1960 yılında ilk kararını (Lawless-İrlanda, n° 332/57 ve 14 Kasım 1960 tarihli karar) veren AİHM, tüm Avrupa Konseyi’ne üye olan devletlerin fiillerinin ve ihmallerinin AİHS’ne uygunluk denetimini yapmaya başlamıştır.

 

Türkiye 28 Ocak 1987 tarihinde bireysel başvuru hakkını ve 21 Ocak 1990 tarihinde ise AİHM’nin yargı yetkisini kabul ederek, sadece kendi vatandaşlarına değil ama aynı zamanda yabancı uyruklu şahıslara Türk Devleti aleyhine, AİHS’ne aykırılıklardan dolayı AİHM’ne başvurma imkanı tanımıştır.

 

AİHM’ne başvurabilmek için,

 

-AİHS’inde güvence altına alınan bir hak ve özgürlüğün ihlal edilme iddiasının olması,

 

-başvurunun başka bir uluslararası organa sunulmamış olması,

 

-başvurucunun mağdur sıfatının olması,

 

-başvurucunun kurum olması durumunda, kendisi ile şikayet ettiği devlet arasında hiyerarşik bir bağının olmaması (örneğin belediyeler veya köy tüzel kişilikleri),

 

-başvurunun daha önce incelenmemiş olması,

 

-başvurucunun önemli bir zararının meydana gelmiş olması,

 

-iç hukuk yollarının usulüne uygun bir şekilde tüketilmiş olması,

 

-başvurunun kesin kararın verilmesinden itibaren altı ay içinde yapılması, ve başvurunun temelden yoksun olmaması gerekmektedir.

 

  • Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yöntemi (Anayasa’da yer alan düzenlemenin kapsamı ve Anayasa Mahkemesi’ne başvuru usulü)
  • Bireysel başvuru yöntemi çerçevesinde Anayasa Mahkemesi’nden karar alma (kabul edilebilirlik kararı, geçici tedbirler, bir hakkın ihlal edilip edilmediğinin tespiti ve ihlalin ve sonuçlarının nasıl ortadan kaldırılacağına ilişkin yapılması gerekenler, yeniden yargılama, tazminat ödenmesi veya yeniden genel mahkemede dava açılması yolu…)
  • Bireysel başvuru yöntemi çerçevesinde Anayasa Mahkemesi kararlarının etkisi ve bu kararların uygulanması